Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, maliki oldukları 628 ve 1217 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... tarafından yapılan imar uygulamasının idare mahkemesinde iptal edilmesi sebebiyle kayıtların yolsuz tescil haline geldiğini ileri sürerek tapu iptal ve kadastral parsellerin ihyasını istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacılar tarafından idari yargıda imar planının iptali yönünde herhangi bir dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve özellikle, davanın 3194 s. Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasının iptal edildiği iddiasıyla kadastral parselin ihyası isteğiyle açıldığı, çekişme konusu imar parsellerinin 12.11.1998 günlü idari karar sonucu yapılan uygulama ile oluştuğu, kadastral parselin ihyası istekli davalarda davacının mutlaka idari yargıda imar işleminin iptali isteğiyle dava açması gerektiği yönünde bir kural olmadığı, tescilin dayanağını oluşturan idari işlemin 3. kişiler tarafından açılan idari davalar sonucunda iptal edilmesi halinde de bu idari işlem kapsamında olan kişilerin dava açabilecekleri; ne var ki eldeki davada iptali istenen imar planlarının dayanağını oluşturan encümen kararının ayakta olduğu anlaşıldığına göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.