ŞİKAYETÇİ: Vodafone İletişim Hizmetleri A.Ş.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanığa isnat olunan görevi kötüye kullanma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve kovuşturma aşamasında katılma talebi reddedilen şikayetçinin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, mahkemenin katılma isteminin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.05.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.