Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan...'nın kendisinden mal kaçırmak amacıyla intifa hakkını üzerinde tutarak davalının annesi ...'e temlik ettiği 622 ada 303 parselde bulunan 1 bağımsız bölüm no'lu taşınmazın vasiyet yoluyla davalıya intikal ettiğini, 16.11.1988 tarihli satış işleminin gerçekte bağış olduğundan muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, muris ... ile tek mirasçısı olan davacının arasının iyi olduğunu, mal kaçırılmasını gerektirecek bir durum olmadığını, satış işleminin ihtiyaçtan kaynaklandığını ve rayiç değer üzerinden yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1980'li yıllarda dava konusu taşınmaz dışında 3 taşınmazını daha satış suretiyle temlik eden murisin gerek kızı ile gerek davalının ailesi ile ilişkilerinin iyi olduğu, kızından mal kaçırma gayesi ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, miras bırakanın çekişme konusu taşınmazı mal kaçırma amaçla temlik etmediği, işlemin gerçek satış olduğu saptanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.