Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/443 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 5. Keşif yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ve müdafii tarafından kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunulduktan sonra, sanığın bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 15.04.2024,27.07.2023 ve 17.07.2023 tarihli, sanık müdafiinin 25.07.2023 tarihli dilekçelerindeki dosyanın (cezanın) onaylanmasına ilişkin talebi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 29.07.2018 tarihli 7 numaralı olay ile 16.08.2018 tarihli 9 numaralı olaya ilişkin olarak, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. 16.08.2018 tarihli 8 numaralı olaya ilişkin olay tutanağı içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık ....'nin aşamalarda uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığına ilişkin beyanları da dikkate alındığında, sanığın savunmasının aksine tanık Adem'den ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanığın sattığına veya verdiğine ilişkin içeriklerine farklı anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığının gözetilmemesi,
2. Mahkemece, 9 numaralı olay yönünden basit krokiler esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın cezasında arttırım yapıldığı; ancak bu krokilerde de mesafelerin yaklaşık olarak belirtildiği anlaşıldığından, her iki olayda sanığın uyuşturucu
madde sattığı iddia edilen yerlerin, belirtilen yerlere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının fiziki takip tutanaklarını tanzim eden kolluk görevlileri de hazır edilip yer göstermeleri sağlanarak keşif yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edildikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'in tüm aşamalarda üzerinden ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıklardan almadığını beyan etmesi ve 28.02.2019 tarihli fiziki takip tutanağında da sanıklar ... ve ...'in aralarında bir şey yaptıkları ancak konumun tenha olması nedeni ile yaklaşılamayarak şahısların hareketlerinin tam olarak görülemediğinin belirtilmesi karşısında, kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, tanık ...'te ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıkların temin ettiklerine ilişkin içeriklerine farklı anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit tutanakları dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık yönünden, temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA;
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.