Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı Miraş A.Ş temsilcisi dava dilekçesinde, tapu kaydına dayanarak, çekişme konusu tapulu, imar izinli, üzerinde su deposu ve işyeri bulunan Tekirdağ ili Çorlu ilçesi ... Mahallesi, 135 ada 19 parsel (eski 1828) sayılı taşınmazın orman kadastro komisyonunca 12.07.2005 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında orman sınırları içerisine alındığını, taşınmazların tapu kaydında arsa vasfında olduğunu iddia ederek orman kadastro komisyonu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; keşif masrafıın usulüne uygun ihtarata rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, 135 ada 119 parsel sayılı taşınmazın 12.07.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro komisyonu sınırlandırmasına dair 94 nolu komisyon kararının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar Miraş A.Ş temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; kadastro mahkemesi davalarında 3402 sayılı Kanun usul hükümlerinin uygulandığı, usul kanunları ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara karar sonucu verilen ihtar ve kesin ihtara dayanarak, keşif giderlerinin süresinde yatırılmadığından davanın reddine karar verilmesinin bozma nedeni olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma öncesi Mahkemece verilen ara kararın Yargıtay bozma kararında sayılan ilke ve genel hükümlere uygun olarak oluşturulduğu, usulüne uygun ihtarat yapıldığı, buna rağmen keşif masraflarının yatırılmadığı, kesin süreye uyulmamasından dolayı verilen hükmün usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir. Karar Miraş A.Ş. temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak harç eksikliğini inceleyerek, Mahkemece eksik yatırılan peşin nispi harcın tamamlanmasına ilişkin prosedür tamamlanmadan yargılamaya devam olunarak 17.04.2014 tarihli duruşmada keşif yapılmasına ve keşif giderlerinin yatırılması hususunda kesin süre verilmesine ve yine belirtilen süre içerisinde keşif masrafının yatırılmaması hâlinde keşif talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve gerekirse davanın reddine karar verileceğinin davetiyeye şerh düşülmesine ilişkin ara karar verildiği, bu ara kararın davacı temsilcisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra kesin süre içerisinde giderlerin yatırılmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın esastan reddine hükmolunduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun (492 sayılı Kanun) 30 ve 32 inci maddelerinde yer alan amir hükümler karşısında eksik harcı tespit edip bunun tamamlanmasına ilişkin prosedürü başlatan mahkemenin bu süreci tamamlamadan yargılamaya devam ederek keşif giderleri hususunda kesin süre vermesinin hukuken sonuç doğurmayacağı, kesin süreye riayetsizlik nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü eksik yatırılan peşin nispi harcın tamamlanmasına yönelik usule ilişkin nedenlerle bozmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın eğiminin % 3 olduğu, 3116 sayılı Orman Kanun’a göre orman olmadığı, yine 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun)
Kanunlar ile ilgisi olmadığı, 6831 sayılı Kanun’un 1/f ve g bentleri uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve Kanuna uygun bulunmamaktadır.
Dosyanın içeriğine, toplanan delillere, ayrıca Net-Cad sistemi uygulanarak ve stereoskopik inceleme yapılarak jeodezi ve fotogrametri yüksek mühendisi ..., Fen Bilirkişi ..., Orman Yüksek Mühendisleri ... ve ... ile M. ... tarafından düzenlenen 02.06.2021 havale tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu ekinde yer alan hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde kapama meşe ağaçları olduğu ve taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesinde yer alan tanım uyarınca orman niteliğinde olduğu gözüktüğü halde, aynı raporun ... kısmında çelişkiye düşülerek çekişmeli taşınmazın meşe ağaçları ile kaplı açık alan olarak değerlendirilip memleket haritasında boyama hatası yapıldığı ileri sürülmüş ise de dosya arasında bulunan hava fotoğrafı ve memleket haritası eşleşmesinde hata yapılmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilerek kabule karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.