Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hakaret, tehdit ve cinsel taciz suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/330 Esas, 2015/450 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, kardeşi olan katılan mağdura cinsel organını öptürerek yalattığı ve "s.ktir git" şeklinde söylemlerde bulunduğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/3,62 ve 53. maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1,62 ve 53. maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz ve tehdit suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, çocuğun cinsel istismarı suçundan üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerin uygulanmadan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan ...'in Temyiz İsteği
Sanığın iddianamede gösterilen eylemleri işlediğinin sabit olmasına karşın kurulan hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarında beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, katılan ...’in olayın oluş şekline dair diğer şahıslardan farklı anlatımlarda bulunduğuna, olayın sanığın katılanlar tarafından yaralanması üzerine intikal ettirilmesi, katılan ...’nın sanığın annesi tanık Şenay’a yüklü miktarda nafaka borcunun bulunması ve icra takibinin başlatılması üzerine iddia konusu olayın gündeme getirilmesi, sanığın kullandığı ilaçların cinsel istekle azalma şeklinde yan etki göstermesi karşısında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1.İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın hüküm kısmında oluşa uygun kabule göre temel ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. maddesi yerine "5237 sayılı Kanun'un 103/1" olarak gösterilmesi, yine kan hısımlığı sebebiyle temel ceza artırım yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 103/3-c maddesi yerine "5237 sayılı Kanun'un 103/3" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Cinsel Taciz, Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan tehdit, cinsel taciz ve hakaret suçlarının düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle, 125/1, 105/1-2.cümle, 105/2-e maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, tehdit ve cinsel taciz suçları yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.09.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu, anılan tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma-düşme gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdur vekili, katılan ... ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Cinsel Taciz, Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdur vekili, katılan ... ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.