Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalının, ... Ltd. Şti.ni temsilen kendisine 25.000 Amerikan Dolar borçlandığını, karşılığında da kayıtsız şartsız borç ikrarına havi belge verdiğini, ancak borcunu vadesinde ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 25.000 Dolar alacağından şimdilik 3.500 Dolarlık kısmının karşılığı olan 5.950,00 TL’nin, vade tarihi olan 30.6.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, un değirmeni yaparak satan Yılmazoğulları Limited Şirketinden un değirmeni almak için davacıya sipariş verdiğini, karşılığında da 25.000 dolar ödeyeceğine dair belge düzenlediğini, ancak değirmenin teslim edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne, 3.500 Doların karşılığı olan 4410 TL’nin tahsiline” ilişkin verilen ilk hüküm, davalının temyiz üzerine Dairemizce, sair temyiz itirazları reddedilerek, “Davalı tarafından düzenlenen belgede, davalının Yılmazoğulları şirketine 25.000 dolar borcu olduğu belirtilmiş olup, davalı bu belgenin ...Ltd. Şti.ne yaptıracağı un değirmenine karşılık verildiğini beyan etmiş ve bu savunmasını ispat için de şirketin ticari kayıtları ile yemin deliline dayanmıştır. Bu durumda öncelikle davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak davalının savunmasının değerlendirilmesi gerekir. Davalının savunması, davacı şirketin ticari defter ve
2011/6456-13176
kayıtları ile doğrulanmadığı takdirde, davalının yemin deliline de dayandığı gözetilerek, davalıya, savunmasını ispat zımmında davacı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gereklidir.” Açıklamasıyla bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, “yapılan bilirkişi incelemesinde davacı defterlerine göre davalıya mal satışının olmadığı, para da verilmediği, bu durumda davalı savunmasının doğrulandığı, un değirmeninin tesliminin yapılmadığı anlaşılmakla” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamından sonra alınan 8.10.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yetkili temsilcisi olduğu .. Limited Şirketine ait defter kayıtlarının incelenmesinde, “davacının davalıdan alacaklı olduğuna, davalıya herhangi bir mal satışının yapıldığına veya borç para verildiğine ilişkin bir muhasebe kaydının olmadığı” belirtilmiş, dolayısıyla davalı savunması, davacının defterleri ile de ispat edilememiştir. O halde bozma ilamında da belirtildiği gibi, savunmasını diğer delillerle ispat edemeyen davalıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bozmaya yanlış anlam verilerek, ... Limited Şirketine ait defterlerde davalının savunmalarını destekleyen bir kayıt olamamasına, başka bir ifade ile davalı, delil olarak dayandığı “davacı tarafa ait ticari defter kayıtları” ile de savunmasını ispat edememiş olmasına rağmen, bu husus davalı lehine yorumlanarak davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Yukarda açıklanan nedenlerle temiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.