TCK’nın 85/1, 62/1,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; 09/03/2015 günü saat 21.45 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışı, aydınlatmanın mevcut olmadığı, 110 km/saat hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, eğimli, üç şeritli karayolunda orta şeritte seyir halindeyken, kaza mahaline geldiğinde ön ilerisinde seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonun sol arka kesimine, otomobilin sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde meydana gelen ve sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...’ın öldüğü olayda; kaza tespit tutanağı, 16/04/2015 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 03/07/2015 tarihli raporda sanığın asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin belirtildiği, hükme esas alınan bu raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza miktarına, vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas - 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre sanığa atılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50/4. maddesi gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulaması mümkün olup, sanık hakkında “ceza miktarı ve somut olayın özelliklerine göre” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.