Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Hazine tarafından temyiz edilmiş; İlk Derece Mahkemesince 08.04.2019 tarihli ek karar ile taraf sıfatı olmayan Hazine'nin temyiz isteminin reddine karar verilmiş; Hazine vekilince bu kez ek karara karşı temyiz yoluna başvurulmakla kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında dava konusu 125 ada 2 parsel sayılı 292 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Halil mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiş; ... oğlu ... mirasçısı ... taşınmazın tamamı murisi ...'ya ait iken kendisine hibe ettiği iddiası ile tespite itiraz etmiş, komisyon kararı ile 8/16 hissesinin ... oğlu ..., 8/16 hissenin de Halil mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespitine karar verilmiştir.

Davacı Halil mirasçıları ... ve müşterekleri davalı ... ille kendileri arasında dava konusu taşınmazla ilgili 1971 tarihinde mukavele düzenlenerek davalının bu taşınmazdaki hissesine karşılık tarla aldığı, çekişmeli taşınmazda hak ve ilgisi kalmadığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 1991/14752 Esas ve 1994/3344 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında bahse konu taksim iddiasının etraflıca araştırılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası 1994/60 esasını alan dava dosyası birçok kez birleştirme ve tefrik işlemine konu olarak Cihaneyli Kadastro Mahkemesi'nin 2008/12 Esasını almış, daha sonra Cihanbeyli Kadastro Mahkemesi'nin kapatılması ile Konya Kadastro Mahkemesi'nde 2013/62 Esasını almıştır.

İlk Derece Mahkemesince 29.03.2019 tarihli celsede; her ne kadar bir kısım duruşma tutanaklarında "davalı Hazine" ibaresi kullanılarak Hazine vekili huzuruyla yargılama yapılmış ise de tüm dosya kapsamına göre işbu dava dosyamızda "Maliye Hazinesine izafeten Cihanbeyli Mal Müdürlüğü'nün" herhangi bir taraf sıfatının bulunmadığı, Cihanbeyli Kadastro Mahkemesinde yürütülen safahat esnasında alınan birleştirme kararları sebebiyle işbu dava dosyamızın birleştiği/işbu dava dosyamızla birleştirilen bir kısım dava dosyalarında Hazinenin taraf bulunması sebebiyle bilahare yapılan tefrik işlemleri sonucunda Hazinenin sehven taraf gibi algılanarak yargılama yapılmış olduğu anlaşılmakla; işbu dava dosyamızda "Maliye Hazinesine izafeten Cihanbeyli Mal Müdürlüğü" nün "davalı" olarak var olan taraf kaydının silinmesine karar verilmiş; devamında da kök muris ... 'un davaya konu taşınmaz üzerindeki yarı hissesinin mirasçılarına miras yoluyla intikal ettiği ve muris ... 'un ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçıları arasında taksiminin yapıldığının ispatlanamaması karşısında; Kök muris ... 'un mirasının yöntemine uygun olarak mirasçılar arasında paylaşılmadığı, elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olarak mirasçılara intikal ettiği anlaşılmakla davacıların sübuta ermeyen davasının reddine; Kadastro Komisyonu'nun 09.12.1988 tarih 1988/96 sayılı tespit kararının iptaline, Davaya konu Cihanbeyli ilçesi Köprübaşı Mahallesi Sinema Caddesi mevki 125 ada 2 parsel numaralı "Kerpiç ev ve arsa" niteliğindeki 292 m2 yüzölçümüne sahip taşınmazın tamamı 71.530.905.600 pay kabul edilerek komisyon tutanağında adı geçen tespit malikleri mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilin karar verilmiştir.

Hazine vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde taraf sıfatlarının silinmesinin hatalı olduğunu açıklayarak hükmün hatalı olduğu iddiasında bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 08.04.2019 tarihli ek karar ile taraf sıfatı olmayan Hazine'nin temyiz isteminin reddine karar verilmiş; Hazine vekilince bu kez ek karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Hazine vekilinin 08.04.2019 tarihli ek karara karşı temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.