HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/438 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/438 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararlarının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/28096 Esas, 2017/26434 Karar sayılı kararı ile, sanıklara yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/328 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Sanık ...'un temyiz istemi, suç işleme kastının bulunmadığına, diğer sanık tarafından kandırıldığına,

2. Sanık ...'in temyiz istemi, atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığına, bu nedenle kararın bozulmasına,
İlişkindir.

1. Katılanı telefonla arayıp kendisini komiser olarak tanıtan şahsın, katılanın kaybettiği nüfus cüzdanı ile adına açılan hesap üzerinden dolandırıcılık yapıldığını, failleri yakalamak için verilen hesap numaralarına para yatırılması gerektiğine inandırarak katılanlar tarafından toplam 50.000,00 TL para gönderilmesini sağladığı, adlarına para yatırılan ve Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada haklarında beraat kararı verilen şahısların, eylemi ...'un yaptırdığına dair beyanları neticesinde, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış, sanık ...'nin atılı suçlamayı kabul ederek, bu işi organize şekilde ... ile birlikte yaptıklarını beyan etmesi üzerine, yapılan suç duyurusu neticesinde de sanık ... hakkında da dolandırıcılık suçundan kamu davası açılarak birleştirme kararı verilmiştir.

2. Sanık ..., atılı suçlamayı kabul ederek, sanık ... ile birlikte eylemi gerçekleştirdiklerini; sanık ... ise, sanık ...'yi tanıdığını, ancak atılı suçla bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinde 05.02.2015 tarihli duruşmada, sanık ...'nin kendisinin aracı olarak sanık ... ile görüştüğünü, ...'nin ise ... isimli bir şahısla bağlantıya geçtiğine yönelik beyanı karşısında, sanık ...'nin, ... isminin kod adı olduğunu, bu şahsın gerçek isminin Salih Demir olduğunu, Salih'in kendisine kamyon parası geleceğini, hesap numarası olmadığından kendisinden hesap numarasını istediğini, bu şekilde işin içine sokulduğunu beyan ettiği ve görevli Ağır Ceza Mahkemesindeki savunmasında ise, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki savunmasının doğru olduğunu ve bu beyanlarını tekrar ettiğini belirttiği görülmüştür.

3. Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği fakat uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, katılan ve tanık beyanları, uzlaştırmanın sağlanamadığına dair rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının sanıkların lehine olduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Tüm dosya kapsamı itibarıyla, Mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın 08.09.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/328 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/328 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.