Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, incelemenin duruşmalı yapılması talebiyle temyiz edilmiş ise de, duruşma isteyenin, buna ilişkin gideri yatırmadığı görüldüğünden, duruşma isteğinin reddine, evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Evrak incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ... ve ...'ın 1.8.1960'dan beri süre gelen ve bir evlenme aktine dayanmayan karı koca halinde yaşamalarının 554 sayılı Af Kanununa göre kendi rızaları ve birlikte başvurmaları ile "evlilik" olarak, davalının da bu beraberlikten doğma olarak aynı Kanuna göre nüfusa tescil edildiğinin anlaşılmasına, davacının, davalı ...'un bu Kanuna göre yapılmış olan tesciline itiraz hakkının, ...'ın ölümünden sonra doğduğunun kabulü gerekmesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 17.12.2012 (Pzt.)
Davacının davranışı; Türk Medeni Kanununun 2. maddesi anlamında tipik bir "hakkın kötüye kullanılması" niteliğindedir. Davacı bu davayı, kardeşi ve onun eşinin sağlığında da açabilecekken; kırk yılı aşkın süre bekleyerek bu davayı açmıştır. Durumu en başından bilebilecek bir konumdadır. Davacı soybağının reddi davası açabilecek kişilerden de değildir (TMK.m.291). Soybağının reddi davası açamayacak konumuda olan bir kişinin; soybağının reddi ile ulaşılacak sonuca nüfus kayıt düzeltim davası açarark ulaşılabilmesine olanak tanınması; kabul edilemez. Davanın reddine karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.