Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/529 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Katılan mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu, akıl sağlığının olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmadığı anlaşılmakla, katılan mağdurenin rızasına hukuki değer atfedilerek 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin (c) bendinin uygulanması, düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

2.Tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamış katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/529 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümde yer alan '' 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE ''ibaresinin karardan çıkarılarak yerine " CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın atılı suçtan BERAATİNE'', ibaresinin yazılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.