Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 2.428.660,93 TL maddi, 2.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 117.151,56 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, müvekkilinin banka müdürü olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle iş akdi feshedildiğini, aylık ücretinin mahkemece belirlenen ücretten fazla olduğunu, prim ödemesi, yemek ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini, haksız yargılanmasa idi emekliliğine kadar burada çalışacağından bu gelirinden mahrum kaldığını, manevi zarara uğradığını, bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, tazminat şartları oluşmadığından reddi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, vekalet ücretinde kanun değişikliği olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/49 Esas, 2018/322 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.11.2016 - 18.01.2018 tarihleri arasında 442 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 30.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 25.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsubunun yapılmadığı, tutuklulukta kaldığı sürenin infaz edildiği, Uyap ekranından yapılan sorgulamasında mahkememizden başka bir mahkemede tazminat davası açmadığı, davacının bankanın ... Bölge Satış Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalıştığı, bankadaki görevinden işveren tarafından zorunlu nedenlerle ve tutukluluk nedeniyle iş akdine 29.12.2016 tarihinde son verildiği, maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi için Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan alınan belgeler ve SGK dökümanları toplanarak davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı maddi kaybının tespiti için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata hükmedildiği, davacının haksız gözaltı ve tutuklamadan doğan eleminin kısmen telafisine yönelik, sosyal ekonomik durumuna uygun hak ve nesafet kuralları ile bağdaşır oranda, zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde gözaltı ve tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin prim ödemesi, yemek ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, emekliliğine kadar çalışma ücretinin hesap edilmesi gerektiğine ve sair temyiz itirazlarına, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

2.Davacı ile şirket arasında imzalanan sözleşmesinin süreli mi yoksa süresiz mi olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde tespiti ile sözleşmenin süresiz yapılması halinde tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen tutarın, sözleşmenin süreli yapılması halinde ise tutuklandığı tarih ile sözleşmenin süresinin bitim tarihi arasında tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen miktar üzerinden, sözleşmenin bitim tarihi ile tahliye tarihi arası için ise net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminata dahil edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

Davacının tutuklanması nedeniyle işten çıkarıldığı, buna ilişkin genel mahkemelerde bir dava açılıp açılmadığı da araştırılarak, ödeme yapılmadığı ve dava da açılmamış olduğunun tespiti halinde davacıya davacının net maaşı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;

1.Davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı dönemde alamadığı performans ücretinin 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddi gerektiği,

2.Davacının çalıştığı bankadan ilişiğinin kesildiği tarihin 29.12.2016 olduğu, bu tarihin maddi tazminat yasal faiz başlangıcı olarak gösterilmesi gerekirken, davacının gözaltı tarihi 03.11.2016 tarihinin faiz başlangıcı olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.