Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işverene ait işyerinde altişveren şirket işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emekliliğe hak kazanması üzerine sonlandırdığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ihale makamı konumunda olup işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2005 yılına kadar haftanın beş günü 07: 00-16: 00 saatleri arasında bir saat ara dinlenmeyle, Cumartesi günü ise 08: 00-16: 00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmeyle çalıştığı kabul edilerek, haftalık ikibuçuk saat üzerinden fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Davacının fazla çalışma sürelerinin belirlenmesinde, Cumartesi günleri 08: 00-16: 00 saatleri arasında süren çalışmasında bir saat ara dinlenme süresinin nazara alınması gerekirken, yarım saat ara dinlenme süresinin kabul edilmesi hatalı olmuştur.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi brüt mü olduğunun hüküm sonucunda belirtilmemesi suretiyle infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi de bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.