SUÇLAR: Resmi Belgede Sahtecilik, Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 1.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Olay tarihinde, hakkında arama kararı bulunan sanığın ailesini Kocaeli Otobüs Terminalinden yolcu edeceğine dair gelen ihbar üzerine, kolluk görevlilerince yakalanan sanığın, aracında yapılan aramada mağdurun kimlik bilgileriyle düzenlenmiş, üzerinde kendisinin fotoğrafının yer aldığı suça konu nüfus cüzdanının bulunduğu ve sanığın nüfus cüzdanının kendisine ait olduğunu beyan ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığın ikrarı, suça konu nüfus cüzdanının hakiki olduğuna, nüfus cüzdanında silinti, kazıntı veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulguya rastlanılmadığına dair uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Sanığın ikrarı, uzmanlık raporu, tüm dosya kapsamı ve suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyetçe yapılan gözlemde belgenin aldatıcılık niteliği bulunduğu anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanılması Suçu Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda; hakkında arama kararı bulunan sanığın otobüs terminalinden ailesini yolcu edeceğine dair ihbar üzerine, kolluk görevlilerince sanığın takibe alındığı ve ailesini yolcu ettikten sonra, kendisine kimlik sorulduğu, sanığın tutarsız beyanlarda bulunması üzerine, aracında yapılan aramada mağdurun kimlik bilgileriyle düzenlenmiş, üzerinde sanığın fotoğrafının yer aldığı suça konu nüfus cüzdanının bulunduğu ancak, tanık olarak dinlenen kolluk görevlilerinin beyanlarına göre, sanığın gerçek kimliğinin kolluk görevlileri tarafından bilinmesi, tüm belge ve tutanakların sanığın kendi kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de; Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/545 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/545 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.