İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, sanığın sunduğu 28.10.2019 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, lehine uzlaştırma ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü Bozkurt İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görevli olan katılanların Mahmudiye mahallesinde kavga olayı olduğunu bildirilmesi üzerine olay yerine intikal ettikleri sanığın gözaltına alınmaya çalışıldığı esnada görevli polis memuru katılanlara yönelik olarak " Bırakın beni o... çocukları, Allahınızı sinkaf ettiğim çocukları, k... çocukları . " şeklinde hakarette bulunduğu, katılanların sanığı polis aracına bindermek istediği sırada katılan ...'e yönelik olarak "... o... çoçuğu " şeklinde hakarete devam ettiği, katılanların sanık hakkındaki doktor raporu alındıktan sonra sanığı ailesine teslim etmek için salıverdikleri esnada sanığın yine katılan ...' e "Gel buraya a... Koyduğumun keli" şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada İlk Derece Mahkemesince katılan ve tanık beyanları ile sanık savunmasına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre hapis cezasının süresinin gün, ay ve yıl hesabıyla belirleneceği gözetilmeden, sonuç cezanın 1 yıl 14 ay 7 gün olarak belirlenmesi gerekirken 2 yıl 2 ay 7 gün olarak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bu yönden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, polis memuru katılanların aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık D.A.'nın iddiayı doğrulaması ve sanığın kovuşturma aşamasındaki kaçamaklı ikrarı karşısında, sanığın polis memurlarına hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun ceza miktarı yönünden düzeltilerek esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Somut olayda koşulları bulunmaması nedeniyle uzlaşma hükümlerinin ve ceza miktarı itibariyle erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çardak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.