Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalı ... için 115,00 TL yoksulluk müşterek çocuk için 100,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, özürlü olduğu için çalışamadığı ve nafaka ödeyemediği için defalarca hapse girdiğini ileri sürerek iştirak ve yoksulluk nafakalarının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumunda bir değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplerle ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre iştirak nafakasının kaldırılması isteminin reddine ilişkin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.Yine, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılması sonucu; davacının özürlü olduğu 350,00 TL özürlü aylığı aldığı, evlendiği eşinin ev kadını olması nedeniyle yükümlülüğünün arttığı, davalının ise babasından dolayı yetim maaşı aldığı, anne ve babasından taşınmazları bulunduğu çocuğu ile birlikte babasından kalan evde oturduğu anlaşılmıştır.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda boşanma davasından sonra davacının gelirinin azaldığı, davalının ise anne ve babasının ölümü üzerine ihtiyaçlarını karşılayacak oranda bir gelire sahip olduğu anlaşılmakla hakkaniyet uyarınca yoksulluk nafakasının uygun bir miktara indirilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.