Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın duvara sıkıştırdığı katılanın cinsel maksatlı olarak muhtelif yerlerine temas ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanığın atılı cinsel saldırı suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.

Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan ve tanığın beyanlarına göre cinsel eylemin katılanın rızası dışında gerçekleştiğini, Mahkemece tanık ifadesine neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, kamera kaydı tespiti yapılmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre; yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne dayanak Kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendi çıkarılarak yerine "Sabit olmayan atılı suçtan dolayı sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.