Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli ve 2013/115 Esas ve 2014/159 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/26968 Esas, 2017/27249 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığın, katılanı telefon ile arayıp kendisini başkomiser olarak tanıttığı, kredi kartı bilgilerinin terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, hesabından para aktarıldığını söyleyip, verdiği hesap numarasına para yatırmasını sağladığının iddia edildiği eylemin TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Şanlurfa 6 Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2018/31 Esas, 2018/49 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

4. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2018/1015 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Suç tarihinde katılanın telefonunu arayıp kendini başkomiser olarak tanıtan sanığın, katılanın banka hesabının ele geçirildiği, verecekleri hesaba para transferi yapmasını, şüphelileri bu şekilde takip ederek yakalayacaklarını beyan etmesi ve katılanı bu şekilde ikna etme suretiyle sanığın kendi adına kayıtlı banka hesabına 5.525,00 TL ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'un kimlik numarasını kullanarak 1.500,00 TL gönderttiği, sanığın gelen bu paraları çektiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2018/1015 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.