Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, bir kısım parseller yönünden onanmış bir kısım parseller yönünden ise bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - birleşen davanın davalısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenip, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kütahya ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında 2002 yılında yapılan kadastro sırasında, 106 ada 646,117 ada 57,118 ada 36,162,181,184,201,124 ada 409,468 parsel sayılı sırasıyla 6.727,61 m², 437,22 m², 7.149,15 m², 6.685,62 m², 9.230,96 m², 5.246,01 m², 3.204,07 m², 5.820,04 m² ve 11.278,50 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilmişlerdir.

Davacı ... vekili askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Kütahya ili Merkez ilçesi ... köyü 106 ada 646,118 ada 36,162,181,184,186,124 ada 409 ve 468 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile müvekkili olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında, 118 ada 186 parsele ilişkin dava bu dosyadan tefrik edilmiştir.

Birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili, askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kütahya ili Merkez ilçesi ... köyü 117 ada 57,118 ada 184 ve 118 ada 201 parsel sayılı taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında bu dava, asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir.

Asıl dosyanın davacısı olan ..., ayrıca 2012 yılında Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Kütahya ili Merkez ilçesi ... köyü 124 ada 468 parsel ile birlikte bir çok parseli dava konusu ederek, 124 ada 468 parsel dışındaki dava konusu edilen parsellerin yüzölçümlerinin dayanak tapu kayıtları kapsamında düzeltilmesini talep etmiş; 124 ada 468 parsel yönünden ise, 09.03.1978 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yapılan yargılama neticesinde Asliye Hukuk Mahkemesince, 124 ada 468 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinin 2013/11 Esasına kaydedilen dava dosyası bilahare eldeki dosyayla birleştirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davacı ... tarafından 106 ada 646,118 ada 36,162,181 ve 184,124 ada 409 ve 468 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin açılan davanın reddine ve dava konusu 106 ada 646,118 ada 36,162 ve 181,124 ada 409 ve 468 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi tarafından 118 ada 184 ve 201,117 ada 57 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazların yapılan tespitlerinin iptali ile; fen bilirkişisi ... tarafından ibraz edilen 05.06.2004 tarihli krokili raporda (D1) ile gösterilen 1957,64 m² işaretli bölüm ile (D2) ile gösterilen 516,90 m² bölümün tevhit edilmek suretiyle 2474,54 m² yüzölçümüyle aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve orman niteliği ile, aynı bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 729,53 m² miktarındaki bölümün 118 ada 201 parsel numarasında ham toprak vasfı ile, aynı bilirkişi raporunda (B1) ile gösterilen 117,28 m² miktarındaki kısım ile (B2) ile gösterilen 314,05 m² bölümlerin tevhit edilmek suretiyle 431,33 m² yüzölçümüyle aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve orman netileliği ile, aynı bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5,89 m² yüzölçümündeki bölümün 117 ada 57 parsel sayısında ham toprak niteliği ile, aynı bilirkişi raporunda (E1) ile gösterilen 3511,19 m² ve (E2) ile gösterilen 1734,82 m² bölümlerin tevhit edilmek suretiyle 5246,01 m² yüzölçümüyle 118 ada 184 parsel sayısında orman niteliği ile Hazine adına tescillerine ilişkin önceki hükmün, davacı ... İdaresi tarafından 117 ada 57,118 ada 184 ve 201 parsel sayılı taşınmazların reddedilen bölümlerine, davacı gerçek kişi tarafından 106 ada 646,118 ada 36,162 ve 181,124 ada 409 ve 468 parsel sayılı taşınmazlara, dava Hazine tarafından ise 117 ada 57,118 ada 184 ve 201 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile tescillerine karar verilen bölümlerine ilişkin temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/1683 Esas, 2014/4568 Karar sayılı ilamıyla; " Hazine ve Orman İdaresinin 117 ada 57,118 ada 184 ve 118 ada 201 parsellere yönelik temyiz itirazları reddedilerek bu parsellere ilişkin karar onandıktan sonra, davacı gerçek kişinin 106 ada 646,118 ada 36,162 ve 181,124 ada 409 ve 468 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden, mahkemece, toplanan delillerin taşınmazlar başında değerlendirilmesi için keşif icrasına karar verildiği, ancak davacı tarafın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/1 ve 2 inci maddeleri uyarınca verilen iki haftalık kesin süre içinde keşif giderinin tamamlanmadığından keşif deliline dayanmaktan vazgeçildiği ve dosyada bulunan diğer deliller ile de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle gerçek kişinin açtığı davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına, delillere ve kanunî düzenlemelere uygun düşmediği, kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır ... getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerektiği, somut olayda ise bu hususların bulunmadığı, dosyanın keşfe hazır ... getirilmediği, dosya arasına getirtilmesi gereken belgelerin getirtilmediği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın usule ve kanuna uygun olmadığı " gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, davacı gerçek kişi vermiş olduğu dilekçe ile, 124 ada 468 parsel dışında kalan diğer taşınmazlar hakkındaki davasından feragat ettiğini belirtmiş olması nedeniyle feragate konu parsellere ilişkin dava, eldeki davadan tefrik edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığı " gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu Kütahya ili Merkez ilçesi ... Köyü Keçialanı mevki 124 ada 468 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, mahkemenin 2013/11 Esas, 2013/34 Karar sayılı birleşen dosyasında davacının Kütahya Merkez ... Köyü 124 ada 468 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davanın daha önce aynı konu ve taraflara ilişkin olduğu ve davanın derdest olduğu anlaşılmakla açılan davanın derdestlik nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(ı) bendi uyarınca reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosunun, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ...' ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Bu doğrultuda; davacı gerçek kişi tarafından 124 ada 468 parsel hakkında, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilerek ve mahkemenin 2011/13 Esas sırasına kaydedildikten sonra eldeki dava ile birleştirilmiş olmasına rağmen, söz konusu davanın, ayrı bir dava gibi değerlendirilmesi suretiyle 2011/13 Esas sayılı dosya hakkında, derdestlik nedeniyle davanın reddine şeklinde hüküm tesisi, infazda tereddüde neden olacağından usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ...' ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacı ...' ın temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün, düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.