Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2015/96 Esas ve 2015/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2015/96 Esas ve 2015/293 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/36739 Esas, 2017/27939 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma sonrası, Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/80 Esas ve 2019/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık, hakkında verilen mahkûmiyet kararının kaldırılmasını istediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

1.Suç tarihinde katılanın, ... Termal isimli firmanın yetkilisi olan ... isimli şahıs ile görüşerek, devre mülk satın almak konusunda anlaşma yaptıkları, bu anlaşmadan sonra şirket personeli olan sanık ...'ın katılanı arayarak tapu masrafları olan 600 TL parayı yatırması gerektiğini söylediği, bu parayı yatırması için katılana hesap numarası verdiği, bunun üzerine katılanın 600 TL parayı sanık ...'in arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'in hesabına yatırdığı, sanık ...'in yapılan araştırmalar sonucunda söz konusu şirketle ilişiğini kesmesine rağmen sanki ... Termal isimli şirkette çalışıyormuş gibi katılanı kandırarak tapu masrafları adı altında 600 TL parayı temyiz dışı sanık ...'nin hesabına göndermesini sağladığı, sanık ile temyiz dışı sanık ...'nin haksız menfaat temin ettikleri ve bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.

2.Sanık aşamalarda değişen savunmalarında, önce üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sonraki ifadelerinde tevil yollu beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmaları, katılanın istikrarlı beyanları, banka cevabi yazıları, dosyada mevcut tutanak ve raporlar ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.

3.Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, tarafların uzlaşamadıklarına ilişkin rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.

4.Yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suç tarihinde sanığın katılanı anlatılan şekilde kandırarak haksız menfaat temin ettiği ve bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılmış ve temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Tekerrüre esas alınan ilamının Esas numarası 2008/363 olduğu halde sehven 2008/263 şeklinde yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/80 Esas ve 2019/7 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.