Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2017 tarihli, 2017/1459 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında, şikâyetçinin gece vakti aracından oto televizyonu, para, tesbih ve flash bellek çalmasından dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h,143/1.,53,58. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2017 tarihli ve 2017/295 Esas, 2017/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/2824 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılana zararlarının giderilip giderilmediğinin sorulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın gece vakti 04.54 sıralarında şikâyetçiye ait aracın içerisinde DVD oynatıcı, oto televizyonu ve 3 adet tesbihini çaldığı, CD inceleme ve tespit tutanağına göre sanığın araç ile bir süre uğraştğı, bu süre zarfında sanığın aracın kapı kilitini açtığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Olay yeri basit krokisi, olay yakalama ve üst arama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir, şikâyetçinin aşamalarda beyanları alındığı tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, aynı Kanun'un 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
10.10.2017 tarihli karar duruşmasında, şikâyetçinin zararının 2.000,00 TL olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın, şikâyetçiye verdiği zararın 1.000,00 TL olduğunu, zararı karşılamak istemediğini beyan etmesiyle zararın karşılanmadığının anlaşılması, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmek suretiyle hükmolunan sonuç ceza miktarı nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50,51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması karşısında sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.Ancak;
Her ne kadar sanığın adlî sicil kaydına göre birden fazla tekerrüre esas sabıkası bulunmakta ve mahkemece üç ayrı ilamın birden tekerrüre esas alındığı karar yerinde belirtilmiş ise de; 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi uyarınca “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca önceki hükümlülüklerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 esas, 2013/18 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında sanığın mükerrirliğine birden fazla ilamın esas alınması bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/2824 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.