Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk hakkında kayda göre on dört yaşında bulunan katılan mağdureyi inşaat alanına götürerek parmağını ön cinsel bölgesine soktuğu iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2014/193 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile atılı suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdureyi tanımadığını ifade eden suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin sosyal paylaşım sitesi olan Facebook sayfasında arkadaşı olarak yer alması, iftira atmayı gerektirecek husumet yokluğu ve dosya kapsamı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun sabit olan eylemlerinden mahkumiyet hükümleri yerine beraat hükümleri kurulmasının usul ve kanuna aykırı düştüğüne ilişkindir.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraat hükmü kurulurken uygulama maddesi gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230/2. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükümde yer alan "BERAATİNE..." ibaresinin çıkarılarak yerine "...5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca AYRI AYRI BERAATİNE..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.