Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu madde 16/B bendine istinaden Kütahya ili Simav ilçesi ... Köyü 164 ada 2 parsel sayılı taşınmaz senetsizden, 51.185,49 m2 yüz ölçümüyle, mera vasfıyla, orta malı olarak 18.11.2007 tarihinde tespit edilmiş, 01.04.2008-30.04.2008 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kütahya ili Simav ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında; OS.105-OS.106, OS.93-OS.96, OS.87-OS.92, OS.84-OS.86, OS.82-OS.83 ve OS.80-OS.81 orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazların eski tarihli memleket haritaları ile amenajman planlarında orman olarak göründüğünü, yapılan kısmi tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Orman İşletme Müdürlüğü yazı cevabına göre 80-81,82-83 ve 84-86 orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazın 164 ada 2 parsel olduğu anlaşılmış, yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 164 ada 2 parselin bilirkişilerin raporlarına ekli krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının davalı adına yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile “orman” vasfıyla Hazine adına tesciline, ifraz sonrası bakiye kalan ve ekli krokide (D) harfi ile gösterilen kısmın tespit gibi “mera” vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına" karar verilmiş, hüküm taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak davalı Hazine vekilince, (D) bölümüne yönelik olarak ise davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.09.2014 tarihli ve 2014/4956 Esas - 2014/7539 Karar sayılı ilamı ile yöntemine uygun memleket haritası ve hava fotoğrafı araştırması yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; "davanın reddi ile dava konusu Kütahya ili, Simav ilçesi, Örencik köyü 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2019 tarihli ve 2017/5474 Esas ve 2019/7445 Karar sayılı kararında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi kurulunun raporu kendi içinde çelişkili ve yetersiz olup hükme esas alınamayacağı, bozma kararından önceki 31/10/2013 havale tarihli orman bilirkişi heyet raporunda taşınmazın A(3014,81 m²), B(900,76 m²), C(680,52 m²) alanlarının 1953 tarihli hava fotoğrafında koyu renkli orman alanı olarak görüldüğü ve (A), (B), ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Hükme dayanak 30/06/2015 havale tarihli orman bilirkişi heyet raporunda ise sonuç kısmında taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen; ikinci sayfasında taşınmazın A (3014,81 m²), B (900,76 m²), C (680,52 m²) alanlarının 1953 tarihli hava fotoğrafında koyu renkli orman alanı olarak görüldüğü belirtildiği gibi aynı raporun son sayfasında “1953 tarihli 5000 ölçekli hava fotoğrafında (A) harfi ile gösterilen yerin genelde açık renkli olduğu bazı yerlerin de seyrek dağılışta yöreye has orman ağacı olmayan bitki örtüsü olduğu, (B) harfi ile gösterilen yerde açık olduğu, (C) harfi ile gösterilen yerde genelde açık renkli olmakla beraber çok seyrek dağılışta da olsa yöreye has orman ağacı olmayan bitki türü ile kaplı olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir” denilmek suretiyle çelişki oluşturulduğu" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

İlk derece mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit alanı dışında kaldığı; arazinin eğimi, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü itibariyle 6831 sayılı yasanın 2896 sayılı yasa ile değişik 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olmadığı; hiç kimsenin zilyetliğinde olmayıp kadimden beri mera olarak kullanıldığı anlaşılmakla; Davanın reddine, Kütahya İli Simav İlçesi Örencik köyü 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.