Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2012 tarihli ve 2009/56 Esas ve 2012/47 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/32632 Esas, 2014/6824 Karar sayılı ilâmıyla;
"Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; hükme esas alınan "soruşturmacı" isteği üzerine düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda dahi, post-op grafilerde (XR) revizyon protezini primer protezden ayırt etmenin mümkün olduğu tespitinden sonra beş hasta açısından yapılan incelemede "primer protez konulduğu halde revizyon stem fatura edildiğinin" belirlendiği, iddianın 62 hasta adına düzenlenen faturaları kapsadığı görülmekle; bu hastaların hangi geri ödeme kurumlarına mensup olduklarının, ameliyat-fatura ve ödeme tarihlerinin gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak raporla denetime olanak verecek biçimde belirlenmesi, usulsüz olduğu ileri sürülen ilk fatura ile son faturanın ortaya konulması, sanık ...'in ......Ltd. şirketinden ayrılma tarihinin netleştirilmesi, ilk ve son fatura tarihleri arasını kapsayan dönemde ünvanı belirlenen şirketin ortak ve yetkililerinin ilgili Ticaret Sicili Memurluğundan sorulup öğrenilmesi, ... müfettişi tarafından düzenlenen 24/06/2008 tarih ve 122/14 sayılı "Suç Duyurusu Raporu"nun sonuç kısmında belirtilen aynı tarihli 122/9 ila 17 sayılı "Disiplin, Tazmin, Tevdi Suç Duyurusu" raporlarının akıbetlerinin araştırılması, bu raporlara bağlı olarak farklı C. Başsavcılıklarına suç duyuruları yapılıp yapılmadığının (Rize, Giresun...gibi) tespit edilmesi, ... personeli-hekimleri, KTÜ ... Hastanesi hekimleri, gerçek dışı olduğu ileri sürülen faturalar, SSK, Bağ-Kur, Kredi-Yurtlar zararları açısından varsa oluşturulmuş dosyaların getirtilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi belgelerin intikalinin sağlanması, medikal malzeme temininin İhale Kanunu 22. madde çerçevesinde "doğrudan temini statüsü" ile karşılandığı savunmasının araştırılıp, irdelenmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde kararlar verilmesi,"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2014/80 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4. Kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2018/4337 Esas, 2019/11430 Karar sayılı ilâmıyla;
"Bilirkişi SMMM Ali Pehlivan’ın 07/03/2016 tarihli bilirkişi raporu ile 59 hasta için hazırlanan listeye esas dosya eklerinden tespitle 44.803,82 dolar ve 63.263,41 TL anapara zararı oluştuğu, dosya ile ilgili doktorlar tarafından 10.809,49 dolar karşılığı anapara ve faiziyle birlikte SGK hesabına yatırılmış olduğu, Teftiş Kurulu raporuna göre 44.803,82 dolar ve 63.263,41 TL anapara zararından ödenen 10.809,49 dolar anapara faiziyle birlikte yapılan ödeme tenzili sonucu, Teftiş Kurulu raporu tespit edilen zarardan 33.994,33 dolar anapara olarak dolar zararının TL karşılığı ise 48.171,84 TL olarak zarar bakiyesi miktarı kaldığı belirtildiği, sanık ...’nın ... Medikal firmasının ortağı olduğu ve firmanın faturalandırma işlemlerinde sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın eyleminin TCK’nın 158/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/273 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 43,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 111.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyizi; sanığın şirketin yüzde onuna ortak olduğunu, kurum zararının ödendiğini, asgari limitten ceza verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanığın, merkezi İstanbul'da bulunan ... Grup firmasının Trabzon bayiliğini yürüten Trabzon ve çevre illerde medikal malzeme pazarlaması yapan ... Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %20 hisseli ortağı ve şirketin müdürü olduğu, diğer sanık ... İç'in de aynı şirkette 2006 - 2007 yıllarında kargo elemanı olarak çalıştığı ve ... Grup tarafından gönderilen tıbbi malzemeleri havaalanından diğer sanık ...'in teslim aldığı, yapılan bir ihbar üzerine ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan ön soruşturma sonucunda Trabzon ve çevre illerde mevcut hastanelerde yapılan ve sanığın müdürü olduğu ... Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından medikal malzemeleri temin edilen protez ameliyatlarında aynı şirketin pazarladığı SMITH-NEPHEW ürünlerinden 71306609 - 71306618 arası katalog numaralı Synergy Femoral Stemler kullanılmasına rağmen bahse konu ürünlerin faturalandırılmasında 710,00 ABD Doları daha pahalı olan ve revizyon ameliyatlarında kullanılan 71340111 - 71340118 arası katalog numaralı ... Revizyon Stemlerin ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarına fatura edildiği ve bu şekilde devletin her ameliyatta minimum 710,00 ABD Doları zarara uğratıldığının tespit edilmesi üzerine sanığın müdürlüğünü yaptığı ... Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2003 - 2007 yılları arasında tanzim etmiş olduğu faturalar üzerinde yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda adına fatura tanzim edilen 130 hastadan 47'sine ulaşılamadığı, 83 hastaya ulaşılarak kalça protezi röntgen filmlerinin çekildiği, çekilen röntgen filmlerine göre 62 faturanın hastaya takılan protezi yansıtmadığı, geriye kalan beş hastayla ilgili de isim tespitinin yapılamadığı, tespit edilebildiği kadarıyla (53.163,18 ABD Doları) 74.408,37 YTL tutarında kamu zararının ortaya çıktığı, bu şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 Tarihli, 2008/11-127 Esas, 2008/147 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Yasanın 168. maddesi "pişmanlıktan kaynaklanan iade ve tazmini" esas aldığından, iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi nedeniyle sanığın gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/273 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.