Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.09.2018 tarih ve 2016/447 E. - 2018/355 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.06.2020 tarih ve 2019/70 E. - 2020/431 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2015/34018 sayı ile “totaltechnic” ibareli marka başvurusuna davalı şirketlerin "air total ve şekil", "total", "total eco Services şekil", "total wash ve şekil", "total şekil", "totalgaz", "total aviation" ibareli markalarına ve benzerlik nedenine dayalı itirazı sonucunda başvurudan 12. sınıftaki “Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç).” mallar ile 37. sınıftaki “Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri.” emtialarının benzerlik nedeni ile çıkartılmasına karar verildiğini, bu karara karşı YİDK nezdinde itirazın reddedildiğini, markanın bir bütün olarak “totaltechnic” ibaresinden oluştuğunu, ortaya çıkan bu yeni kelimenin bütüncül olarak algılandığını, ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunu, taraf markalarının faklı olduğunu ileri sürerek, 2016-M-9109 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... LTD vekili, davalının "TOTAL Aviation" markasının tanınmış marka olduğunu, taraf markaların ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının birebir aynı olduğunu, kapsadıkları emtiaların da aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının "totaltechnic" ibareli başvurusunda yer alan "technic" kelimesinin tali unsur olduğu ve bir ayırtedicilik sağlamadığı, markada asli unsur olarak "TOTAL" ibaresinin baskın ve ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 12. sınıftaki "Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç)" malları ve 37. sınıftaki "Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri." açısından davacının "totaltechnic" ibareli başvuru markasının davalıların aynı emtialardaki asli ve baskın unsurlu "TOTAL" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuru kapsamından çıkartılan emtialar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "totaltechnic" ibareli başvurusunda yer alan "technic" kelimesinin tali unsur durumunda bulunduğu, ortalama tüketici yönünden taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerliğin bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1b maddesinde düzenlenen iltibas tehlikesi koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.