SUÇLAR: Tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık ...'ın hükümden sonra 21/04/2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; bu hususun araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi zorunluluğu,
2-Sanık ...'in sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamların kesinleşme tarihinin 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'dan önce olması nedeniyle engel oluşturmaması karşısında, sanık hakkında "Sanığın daha önceden açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü bulunduğu" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyizi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.