Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Şikayetçi ...'ın sanığı faizle borç para vermesi nedeniyle tanıdığını, 2005 yılından itibaren faizle borç almaya başladığını, borcu ödeyemediğinde yeni senetler imzaladığını, 2006 yılında 2.000 TL'lik senet verdiğini ve %25 faiz kararlaştırdıklarını, sonradan faiziyle borcunu ödediğini ifade ettiği, şikayetçi ...'ın annesi tanık ...'ın sanık ve bir arkadaşının gelerek oğlunun borcu var ödeyin yoksa oğlun için iyi olmaz dediğini beyan ettiği, sanığın da hazırlıkta şikayetçi ...'a faizsiz 2.000 TL borç verdiğini savunduğu, mağdur ...'ın sanıktan faizle borç para aldığını hazırlıkta ayrıntılı olarak ifade ettiği, şikayetçi ...'ün sanıktan 20.000 TL borç aldığını ve sonuçta 80.000 TL'lik senet verdiğini borcu ödemekte zorlanınca tehdit edildiğini ifade ettiği, sanığın ise şikayetçi ...'e ortak zeytinlik almak için para verdiğini savunduğu, sanıkta alacaklı kısmı boş bırakılmış borçlusu ... olan 3 adet senet ele geçirildiği anlaşıldığından, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın aralarında herhangi bir yakınlık ve iş ilişkisi bulunmayan şikayetçi ...'a faizsiz borç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi anılan şikayetçinin ve tanık ...'ın birbirini doğrulayan anlatımlarının şikayetçi ...'ın sanıktan faizle borç para aldığını ortaya koyduğu,
Aynı şekilde şikayetçi ...'ün sanıkla ortak taşınmaz alacak kadar aralarında bir iş ve arkadaşlık ilişkisi bulunmaması, verilen 20.000 TL paranın sonuçta 80.000 TL olarak geri alınmak üzere birden fazla alacaklı kısmı boş bırakılmış senet düzenlenmesi ve ileri sürülen satışa dair hiçbir belge düzenlenmemesi de, hayatın olağan akışına ve ortaklık ilişkisinin gereklerine tamamen aykırı olup, şikayetçinin anlatımlarının olaya uygun olduğunu ve ortak zeytinlik satın almak için sanıktan para almayıp faiz karşılığı borç para aldığını gösterdiği,
Tüm bunlara göre, sanığın şikayetçilere ve mağdura, kazanç elde etmek amacıyla faiz karşılığı borç para vermek suretiyle TCK'nın 241/1. ve 43/2. maddelerine uyan zincirleme tefecilik suçunu işlediği sabit olmasına karşın, yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.