Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2016 tarihli ve 2014/407 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılana tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, buna karşılık muhatabın beyan adresi ile mernis adresinin aynı olması durumunda ise öncelikle şerhsiz tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğe çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden doğrudan şerhli tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeden yokluğunda verilen gerekçeli hükmün katılanın duruşmada beyan ettiği adrese doğrudan mernis şerhli olarak tebligat çıkarılması suretiyle yapılan tebliğ işleminin usûlsüz olduğu belirlenmiştir.
Mevcut açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılana usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz isteği hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.