SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2012/37 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, yakınları olan şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanıp, gerçekte Tekirdağ İli, Çorlu İlçesine hiç gitmeyen şikâyetçi adına, anılan ilçedeki sağlık kuruluşlarında muhtelif tarihlerde muayene girişi yaparak, 6 adet reçete düzenlenmesini sağlamak ve reçetedeki ilaçları almak suretiyle katılan ... zarara uğrattıkları iddiası ile kamu davası açıldığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli deliller elde edilemediği gerekçesiyle temyize konu kararlar verilmiştir.
A. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanığın sorgusunun yapıldığı 27.09.2012 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2012/37 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2012/37 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322'nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.