Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/169 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanığın, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. Cümle, 62/1. ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A.Sanığın Temyiz İsteği
Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, sanığa son söz verilmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, tanıkların görgüye dayalı bir bilgisi olmadığına, adli sicil kaydı olmamasına rağmen teşdit uygulandığına ve sair hususlara ilişkindir. suçun yasal unsurları oluşmadığına, cinsel içerikli bir eylem olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması için, sanık tarafından gerçekleştirilen eylemin ani nitelikte, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirilen cinsel bir eylem olması gerektiği, sanığın eylemlerinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu değil 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddede tanımlanan cinsel istismar suçunu oluşturduğuna, eksik ceza tayin edildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/169 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.