Davacı ... (Kendine asaleten çocukları ... ve ... ...'a velayeten) tarafından, davalı S.S. ... Yapı Kop. ve diğerleri aleyhine 14/01/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... ..., ... ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 04/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı SS ... Yapı Koop. vekili ile davalı ... ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, 17 Ağustos 1999 depremi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, bir kısım davalılara yönelik istemin husumet nedeniyle reddine, bir kısım davalılara yönelik istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar ile davalı SS ... Yapı Kooperatifi ile ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, 17 Ağustos 1999 depreminde desteklerinin ölümü ve sahibi bulundukları bağımsız bölüm dairenin yıkılması nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.

a-Dosya içeriğinden, davacıların yargılamanın bir bölümünde kendilerini vekil aracılığı ile temsil ettirdikleri, vekile ait vekaletnamenin dosyaya konduğu, vekilin duruşmalara katılarak savunma yaptığı anlaşılmaktadır. Şu halde, karar gününde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacılar yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

b-Davacı ..., aynı hukuksal nedene dayanarak ve eldeki tazminat dosyasındaki maddi ve manevi tazminat miktarları ile aynı olacak şekilde dava dışı ... Belediye Başkanlığı ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine ... İdare Mahkemesinin 2005/2131 esas ve 2008/729 karar sayılı dosyada açtığı davada; davacı yararına ölen eşi

nedeniyle 5000 TL, ölen kızı nedeniyle 5000 TL olmak üzere 10000 TL manevi tazminata karar verildiği, kararın temyiz aşamasında olduğu, dosya arasına giren bilgi ve belgelerden hüküm altına alınan tazminat tutarının davacıya ödenmediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, davacı ... kendisine asaleten çocukları ... ... ile ... ... ...’a velayeten manevi tazminat isteminde bulunmuş, 12/6/2009 tarihli dilekçede; 50000 TL manevi tazminat isteminin 20000 TL’sini kendisine asaleten, 15000’... TL’sini ise çocukları için velayeten istediğini açıklamıştır. ... İdare Mahkemesince yalnızca davacı ... yararına manevi tazminata karar verildiği çocuklar yararına manevi tazminat istenmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, yerel mahkemece davacı ... yönünden idare mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile karar verilmesi diğer yandan davacılar ... ... ve ... ... yönünden olayın oluşuna göre ölen anneleri ve kardeşleri nedeniyle uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

c-Davacılara, ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, ölüm yardımı, konut yardımı ve barınma yardımı yapıldığı yapılan bu yardımın hesaplanan ... zarar tutarından mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu ödemeler rücuu edilebilir nitelikte olmayıp, mahsubu gerektiren ödemeler değildir. Bu nedenle zarar tutarından mahsup edilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

3-Davalı SS ... Yapı Kooperatifi ile ... ...’un diğer temyiz itirazına gelince; Davacılar dava dilekçesi ve 25/3/2004 tarihli dilekçe içeriği ile 5000 TL eşya zararının ödetilmesini istemiş, bu miktarı 14/9/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle 7000 TL’ye çıkarmıştır.
Yerel Mahkemece, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı kabul edilmekle birlikte bilirkişi tarafından hesaplanan ve haksız eylem tarihi itibariyle 7070 TL olan eşya zararı üzerinden kaçınılmazlık indirimi yapılarak ve oluşan tutarın da dava dilekçesindeki talebin altında kaldığı belirtilerek 4949 TL eşya zararına karar verilmiştir.
Eşya zararına yönelik dava dilekçesinde istenen 5000 TL üzerinden kaçınılmazlık indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan 7070 TL üzerinden indirim yapılmak suretiyle karar verilmiş olması HUMK 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bu yöndeki istek kalemi aşılmıştır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b,c) no’lu bentte açıklanan nedenle davacılar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı SS ... Yapı Kooperatifi ile ... ... yararına BOZULMASINA, davacıların ve davalı SS ... Yapı Kooperatifi ile ... ...’un diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 28/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.