Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanık ...'nin, katılan ...'yi tehdit etmesine karşın, hükmün gerekçesinde hakkında beraat kararı verilen diğer sanığı tehdit ettiği kabul edilerek hükmün karıştırılması,

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 06.07.2010 tarih ve 8- 51/162 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanığın, katılan ...'nin evinin önünde, katılanı korkutmak maksadıyla tüfekle ateş ederek tehdit etme eyleminin hukuki anlamda tek fiil olduğu ve tek fiil ile hem silahlı tehdit hem de genel güvenliği tehlikeye sokma suçunun meydana geldiği, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahlı tehdit suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca aynı Kanunun 170/1 -c bendinde tanımlanan suçtan da hükümlülük kararı verilmesi,
3-5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde üç bend halinde düzenlenen uygulama koşullarının varlığı irdelenip, tartışılmadan, silinme koşulları oluşmuş sabıka kaydına dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.