Davacı vekili, davacının davalı şirket özelleştirilmeden önce çalıştığını, özelleştirme ile kamu kurumlara nakledildiğine, ancak davalının nöbet nedeni ile vardiya primini nakil formunda aldığı ücret içinde bildirmemesi nedeni ile bu alacaktan mahrum kaldığını, nakil tarihinden dava tarihine kadar mahrum kaldığı bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1992 senesinde ... AŞ işçisi olarak Çamlıca R/ L istasyonunda işe başladığını, 2001 yılından itibaren iş mevzuatına tabi olarak aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, özelleştirme prosedörü gereği 4046 Sayılı kanun gereği havuz tabir edilen bekleme sürecine alındığı, 1996 yılından bekleme sürecine alındığı tarihe kadar çalıştığı dönemin vardiya primi 195 olarak hesaplanarak yatırıldığı halde 28.04.2006 tarihinde ...Valiliği Yazı İşleri Müdürlüğünde göreve başlarken ... AŞ nin yer değiştirme suretiyle atamalarında aylık bildirim cetvelinde vardiya priminin bildirilmediğinin görüldüğünü, nöbet tazminatı denilen bu hususun ücretin eki olduğunu ve ...Valiliği tarafından ödenen yeni ücrete eklenmediğinu, bu durumun sorumlusunun nöbet tazminatını Devlet Personel Daire Başkanlığına bildirmeyen davalı şirket olduğunu, zira davalı şirketin yeni kuruma nöbet tazminatını dahil etmeden ücret bildirmesi sebebiyle davacının 23.02.2006 tarihinden itibaren zarara uğradığını belirterek, bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, görevsizlik itirazında bulunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı şirkette teknisyen olarak ve nöbet tutarak çalıştığını, bu nedenle kendisine vardiya primi ödendiğini, bu primin ücretin eki olduğunu, işveren şirketin özelleştirilmesi üzerine 23.02.2006 tarihinden itibaren ...Valiliği yazı İşleri Müdürlüğüne naklen atandığını, bu nakil işlemi gerçekleştirilirken yeni kurumdaki ücretini belirleyecek olan bilgilerin davalı şirket tarafından vardiya primi dahil edilmeyerek eksik şekilde Devlet Personel Daire Başkanlığına bildirildiğini bahisle
nakledildiği yeni kuruma eksik bilgi gönderen davalı şirketin sorumluluğu nedeniyle nöbet tazminatının ödenmemesinden doğan fark ücret alacağının tahsilini talep ettiği, Ancak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.04.2011 tarih, 2011/55 Esas, 2011/205 Karar sayılı kararında imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan 406 sayılı yasa hükümleri ile kamu kurumlarından nakil hakkı bulunan personel ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen davalı şirketin belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemleri idari işler niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargının görevinde bulunduğunun kabul edildiği, davacının nakledildiği yeni kuruma ücreti hakkında bilgilerin eksik bildirildiğine ilişkin fark ücret alacağı taleplerinin idari işlem olarak kabulünün gerektiği ve tür uyuşmazlıkların idari yargıda çözümlenmesi gerektiği, bu tür uyuşmazlıkların çözüm yerinin Adli Yargı olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumluluğuna karar verilmiştir.
D) Temyiz:

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri dışında derhal uygulanan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 20 ve 331. Maddesinde görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme halinde yapılacak işlemleri açıklamıştır. Bu hükümlere göre “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder”.
Davacının nakledildiği yeni kuruma ücreti hakkında bilgilerin eksik bildirildiğine ilişkin fark ücret alacağı taleplerinin idari işlem olarak kabulünün gerektiği ve tür uyuşmazlıkların idari yargıda çözümlenmesi gerektiği, bu tür uyuşmazlıkların çözüm yerinin Adli Yargı olmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi isabetlidir. Ancak mahkemece HMK.’un 20 ve 331 maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirdi. Bu nedenle görevsizlik yerine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretine aynı kararda yer verilmesi hatalı bulunmuştur. Ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın yukarıdaki gerekçelerle HMK.’UN 370 ve geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK.’un 436/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının tamamen çıkartılmasına, yerine,
“Davanın mahkememiz açısından HMK.’un 114/I.c maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Taraflardan birinin 6100 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde kararı veren Mahkeme’ye başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli ve yetkili ...Nöbetçi İş Mahkemesi’ ne gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde Mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tefhimden itibaren 8 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24.01.2012 “ hükmünün yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.