Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar gören müştekinin, CMK'nın 260/1. maddesi gereğince hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Müştekinin yöntemince duruşmalardan haberdar edilmemesi nedeniyle mağdur ile şikayetçiler için öngörülen haklardan yararlanma ve delil sunma imkanı sağlanmadan, yokluğunda karar verilerek CMK'nın 233,234 ve 237. maddelerine aykırı davranılması,
2- UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık ...'ın ... tarihinde öldüğünün anlaşılmasına göre; bu husus araştırılarak sonucuna göre sanığın öldüğünün tespit edilmesi halinde, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine, ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.