İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 08.12.2017 tarih ve 2017/109 Esas, 2017/706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; tebliğ tarihi dayanaksız olduğundan istinaf talebinin süresinde olmadığına, katılanın tehdit edildiğine ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, icra memuru olan şikayetçiye “Burada haciz yapamazsınız, nasıl mahale girdiniz.” demek suretiyle görevi yaptırmamak için direndiği suçunu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye MahkemesininKabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkındaki mahkumiyet kararındaki hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle beraat hükmü verilmiştir.
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.