HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Verilen Hükümler
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 22.04.2016 tarihli hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 23.04.2016 tarihli hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, dosyanın tarafı olan katılanların beyanlarına dayanarak hüküm kurulmaması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı, sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmemesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'nin ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, 22.04.2016 tarihinde kalmış olduğu koğuşta infaz koruma memurları katılanlar ... ve ...'a "siz y...sınız, g...sünüz, i... sibop" diyerek hakaret eyleminde bulunduğu, 23.04.2016 tarihinde ise infaz koruma memurları katılanlar ... ve ...'e "lan yavşaklık yapmayın, artistlik yapmayın, benim paramı yiyorsunuz, siz y...sınız, g...sünüz, i... sibop" sözleriyle hakaret ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında kurulan hükümlerde tekerrüre esas alınan birden fazla mahkemeye ait ilam bilgileri yazılarak sanığın mükerrir sayıldığı görülmüş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarihli ve 2012/1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemenin hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki iradesini açıkça ortaya koymasının yeterli olduğu, tekerrüre esas alınabilecek bir hükümlülüğün bulunması halinde bu mahkumiyet, birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağır olanı infaz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması ve uygulanması mümkün görüldüğünden bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında eleştiri konusu dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu eleştiri konusu yapılan husus dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 22.04.2016 ve 23.04.2016 tarihli tutanaklar ve katılanların aşamalardaki beyanları doğrultusunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve adli sicil kaydı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında hükmolunan cezaların kısa süreli olmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulama alanı bulmayacağı belirlenmiştir.
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, sanığın tekerrüre esas alınan Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli ve 2010/115 Esas 2011/766 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Selendi Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.