Katılanın temyiz isteği yönünden; katılanın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/107 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında cinsel saldırı suçundan suç tarihinde yürürlükte olan hali ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1,62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret-bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın eylemlerini cinsel tatmine yönelik gerçekleştirmediğine, kamu çalışanı olan sanığın umuma açık alanda cinsel gayelerle hareket etmesinin beklenemeyeceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
A.Katılanın Temyiz İsteği Yönünden
Katılanın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 10.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerine uyan yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Katılanın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/107 Esas 2015/447 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.