Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 20/02/2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili, duruşmasız olarak davacı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/09/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
Dava basın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, hükmün verildikten sonra ... olduğu 27.06.2011 ve 26.09.2011 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
HUMK.nun 91. maddesinde feragatın iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesi olduğu belirtilmiş, 95/1.maddesinde de feragatın kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatın geçerliliği karşı tarafın muvafakatına bağlı değildir. Etkisini onu yapanın ... yönlü irade beyanı ile doğurur. Bu nedenle yerel mahkeme kararının, davadan feragat hakkında ... bir karar verilmek üzere bozulması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 27/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.