Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında katılan mağdure ...'ün ikametine girerek adı geçenin rızası hilafına vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Katılan ... Gül Vekilinin Temyiz İsteği
Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu’nun 04.02.2015 tarihli raporu ile katılan mağdure ...'ün ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun bildirilmesi, katılan mağdure Fatma Gül'ün istikrarlı beyanları karşısında makumiyet hükmü yerine beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemine uyan konut dokunulmazlığının ihlali suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu, anılan tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure Fatma Gül vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure Fatma Gül vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.