Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/330 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 20.000,00 TL ve 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

2. Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/330 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/19587 Esas, 2017/19622 Karar sayılı kararıyla özetle, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

3. Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/451 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/243 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

1. Olay günü katılanı telefonla arayıp kendisini polis memuru olarak tanıtan bir kişinin katılana, İş Bankası Ceyhan Şube Müdürlüğündeki hesabından terör örgütü hesabına para aktarıldığını, şahısların yakalanabilmesi için bildirdikleri hesaba para göndermesi gerektiğini söyleyerek katılanı ikna ettiği ve bunun üzerine katılanın sanığa ait İş Bankası Manavgat Şube Müdürlüğündeki hesaba 33.000,00 TL para gönderdiği, böylece sanığın haksız menfaat elde ettiği, katılanın zararının giderilmediği ve uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. İş Bankası tarafından gönderilen cevabi yazı ve ekinden, sanığın kimlik sureti alınarak katılan tarafından gönderilen paranın sanığa ödendiği anlaşılmıştır.

5. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına konu hükmü sadece sanığın temyiz ettiği, bu nedenle bozma ilâmında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulduğu, bozma öncesi hükümde sanık hakkında neticeten 7.000,00 TL ve 20.000,00 TL adli para cezalarına hükmolunduğu gözetilmeden bozma üzerine yapılan yargılama ile sanığın neticeten 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlâli hukuka aykırılık sebebi olarak belirlenmiş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/243 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan; "SANIK ...'IN DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN NETİCETEN 2 YIL HAPİS VE 20.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA," şeklindeki paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla neticeten 7.000,00 TL ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.