Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 17.05.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; yapıyı 2017 yılının Aralık ayından önce yaptığına, yapı kayıt belgesinin aktif olduğuna, suç kastının bulunmadığına ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ruhsata aykırı olarak mevcut binanın üst kısmına cephe duvarları örmek suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddia olunmuş, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hüküm kaldırılarak yapı kayıt belgesi alan sanığın 31.12.2017 tarihinden sonra ruhsata aykırı olarak mevcut binanın üst kısmına cephe duvarları örmek suretiyle imar kirliliğine neden olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
5271 Sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddeleri kapsamında sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden:
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair sebepler yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca Milas 3. Asliye Ceza Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.