Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, sıra cetvelinde ipotekli alacağına mahsuben bedeli paylaşıma konu taşınmazı satın alan davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçerli bir haczi olmadığından dava açma yetkisi bulunmadığını, müvekkili alacağının muvazaalı olmadığını ve bozma ilamından sonraki beyanlarında da icra müdürlüğü tarafından düzenlenen bir sıra cetveli bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplana kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin geçerli bir haczinin bulunmadığı gerekçesiyle, 03.12.2009 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi’nin 14.04.2010 tarihli ilamı ile davacının haczinin geçerli olduğu belirtilerek mahkemenin red kararı bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve icra müdürlüğü tarafından sıra cetveli yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, düzenlen bir sıra cetveli de bulunmadığından davacının itirazının da dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.