HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakında
Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında

sanıklar ..., ... ve ... hakkında

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemlerinden vazgeçtikleri yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/323 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci,
ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Sanıklar ... ve ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

4. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 24 yıl 12 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

5. Sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

6. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

7. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile;

1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık ... yönünden eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık ..., ... ve ... yönünden eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. İletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 7. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ayrıca uygulandığı halde dahi artırım oranının fazla olduğuna ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.

C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ayrıca uygulandığı halde dahi artırım oranının fazla olduğuna ilişkindir.

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. İletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın, kanunî süreleri içinde temyiz talebinde bulunmalarından sonra, sanık ...'ın 12.07.2021,31.08.2021,17.06.2022,01.08.2022,01.09.2022,26.09.2022,06.10.2022,26.12.2022,06.03.2023,07.04.2023,14.07.2023,26.07.2023,07.08.2023,23.11.2023,20.02.2024 ve 12.03.2024 tarihli; sanık ...'ın 09.12.2022 ve 25.03.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık ... ve ... arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'ın eyleminin yardım etme olarak değerlendirilemeyeceği, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanıklara verilen adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılacağı ihtarına yer verilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında "5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına"; sanık ... hakkında "5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına" ; sanıklar ... ve ... hakkında "5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım oranının değiştirilmesine" karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin hukuka aykırılık hâli olarak görülmüştür.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,Sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarından, "6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine; "hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının, diğer yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.