Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2012/152 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2012/152 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2014/25727 Esas, 2017/10930 Karar sayılı kararıyla özetle;
"Taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olmadığı, ancak ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8 – 69 Esas, Karar sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı belirtildiğinden ve alınan beyanlardan da suça konu çekin traktör alım satımı esnasında mı yoksa daha sonraki bir tarihte mi verildiğinin tam olarak tespit edilmemesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından öncelikle sanık ... ile katılan şirket çalışanının yeniden beyanlarının alınarak özellikle suça konu çekin traktör satımı esnasında mı yoksa daha sonra ki bir tarihte mi verildiği hususunun sorulması, gerekirse katılan şirket kayıtlarının getirtilerek suça konu traktör alım satım sözleşmesinin yapıldığı ve sanığa teslim edildiği tarih ile suça konu çekin katılan şirkete ne zaman verildiği hususları saptandıktan sonra ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2017/260 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğinden hakkında beraat kararı verilmesi talebine, suça konu çeki, hayvan satımı karşılığında başka kişilerden aldığına, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
1. Sanığın, traktör almak için katılan firma ile görüşmelerde bulunduğu, ödeme için gerekli şartları sağlamaya çalıştığı, elindeki eski traktörü verip üzerine de 16.500,00 TL çek vermek üzere anlaştıkları, böylece sanığın, suça konu sahte çek ile traktörün mülkiyetini elde etme gayesi ile katılan firmanın iradesini fesada uğratarak menfaat elde ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık olayı ikrar etmekle birlikte suçu kabul etmediğini, suça konu sahte çeki, hayvan pazarında hayvan satımı nedeniyle açık kimlik bilgilerini bilmediği Mehmet adlı bir kişiden aldığını beyan etmiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanık Cevdet B.'nin beyanı dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine yer verilen Yargıtay ilâmı ile onanarak kesinleştiği saptanmıştır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2017/260 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.