Beraat, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Gümrük İdaresi'nin 07.02.2014 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi olmayıp kovuşturmaya yer olmadığına dair kişiler hakkında itiraz dilekçesi olduğu anlaşılarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, CMK'nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek müşteki Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;

Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı CMK'nun 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, CMUK'nun 147. ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii, müşteki Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.