Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanıklar .... ve .... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçun oluştuğu 13.11.2003 tarihine göre soruşturma iznine bağlı durma süresi de gözetildiğinde temyiz süreci içinde 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği,
Anlaşıldığından sanık ...müdafii ile sanık ... temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanıklar yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCY.nın 257/1-2.madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2.madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.