Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, murisleri ...’dan intikal eden 38675 ada 9 nolu parselde ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili, taşınmaz üzerindeki binanın müvekkiline ait olduğunu dava açtıklarını belirtmiştir. Mahkemece satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar vermiştir.
Davalı ... tarafından dava konusu 9 nolu parsel üzerindeki binaya ilişkin olarak İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde mülkiyetin tespiti davası açıldığı, İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2011 tarih ve 2010/237 Esas 2011/107 Karar sayılı kararı ile adı geçen parsel üzerinde bulunan muhdesatın ...’a ait olduğunun tespitine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Mahkemece taşınmazın satışına karar verilmiş ise de; ortaklığın giderilmesi davası devam ederken açılan mülkiyetin tespiti davası bulunduğuna göre, mahkemece mülkiyetin tespitine ilişkin İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2011 tarihli kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.