Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 2006 yılında davalıdan 5.000,00 TL borç aldığını, borca karşılık davalının senet imzalattırdığını, davalının hareketlerinden şüphelenmesi nedeniyle taşınmazın elinden alınmasının önüne geçmek için dava dışı ...’e çekişmeli 2 numaralı meskeni bedelsiz olarak devrettiğini, ancak sonra davalının tehditleri üzerine ...’ün teminat amaçlı olarak davalıya devrettiğini, borcunu ödemek istediğinde davalının borç miktarına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davalı hakkında tefecilik suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda mahkumiyet kararı verildiğini belirterek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, taşınmazı dava dışı ...’den aldığını, davacının dava açma sıfatının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını ve iddianın yazılı delille ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; hile ve tehdit olarak nitelendirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin verilen karar, Dairece “...İddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davada inançlı işlemden kaynaklı yolsuz tescil hukuksal nedenine dayanıldığı tartışmasızdır. O halde, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delillerinin toplanılması, gerekli irdelemenin ve değerlendirmenin yapılması bundan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetli değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.07.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına ve aşağıda yazılı 1.536.99. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.