Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 29.12.2010 gün ve 6213-14575 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 185.-TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 27.9.2011 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle, davacının paydaşı olduğu taşınmazdaki hazine payının, davalı tarafından satın alındığını, tebligat yapılmadığı için satıştan yeni haberi olduğunu ileri sürerek, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu taşınmazı davacının tek başına edinip üzerine zemin+bir katlı işyeri ve meskenden ibaret binayı yaptığını, tek başına malik iken 2000 yılında yapılan imar düzenlemesi sonucunda 333/983 payın Maliye Hazinesine, 650/983 payın da davalı adına tapuya kaydedildiğini, bu şekilde taşınmaz üzerindeki mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştüğünü, davalının binanın ruhsatını almak isteyince, kendisine Hazine payını satın almasının önerildiğini, bunun üzerine Hazine payını satın almak için 15.09.2006 tarihinde defterdarlık makamına başvurduğunu, ancak payı alacak parası olmadığından, ... isimli kişiden borç para alarak Hazine payını satın aldığını, borç para verenin alacağını teminat altına almak için, davalıya ait payın davacıya devrini sağladığını, her iki işlemin aynı gün yaklaşık iki saat arayla gerçekleştiğini, davacının daha sonra açtığı iş bu davayla önalım hakkını kullanmak istemesinin yasal olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı savunmasının ayrı bir dava konusu olacağı ve şekil şartları tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma hakkaniyete uygun bir karar için yeterli bulunmamaktadır.
Davalı savunması, davalı tanıklarının birbirini doğrulayan ve olaylara dayalı olarak alınan beyanlarıyla doğrulanmıştır. Dosyada mevcut resmi senet örnekleriyle, davalının Hazine payını satın almak için Defterdarlık Makamına verdiği dilekçe içeriğinin de tanık beyanlarını desteklediği görülmüştür. İşlemi gerçekleştiren ...'in olay nedeniyle soruşturma geçirerek, sonunda emekli olduğu ileri sürülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davalının Hazine payını satın alma ile ilgili başvurusu üzerine ne gibi işlemler yapıldığı araştırılarak, buna dair bilgi ve belgelerin getirtilmesi, satış işlemini gerçekleştiren ...'le ilgili idare tahkikat evrakının getirtilerek oradaki bilgi ve belgeler de gözetilerek, delillerin hep birlikte değerlendirilmek suretiyle 4721 Sayılı TMK.'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlük kuralına aykırı davranışın ve hakkın kötüye kullanılmasının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksine oluşan görüşüne katılmıyorum. 27.9.2011